8 Eylül 2011 Perşembe

Sadece Isınma mı ?

    Bu yazının Sonbaharın gelişiyle hiç bir alakası yok baştan söyleyeyim.Konu ısınma hiç değil.Belki konu, bazılarınıza yeni moda deyimle ' nostaljik' gelebilir, ya da yeni nesile tuhaf .Konu , aslında soba gibi görünse de , soba hiç değil.Bir yaşam biçimi ....Şekillendiren bizi, ayrıştıran, bazen de birleştiren...
   Sadece sobalı evde büyüyen çocuklar bilir, buzzz gibi salondan odaya girince yüzüne çarpan sıcaklığın tadını...Sadece sobalı evde büyüyen çocuklar bilir, okul çıkışında evde yanan sobanın üzerinde duran ıhlamur çaydanlığının odaya yayılan miss rayihasının kokusunu.Yeri hep orasıdır zaten o çaydanlıgın.Küçükken ben , ıhlamurun renginin kırmızı olduğunu sanırdım hep.Gülmeyin :)) Çünkü o çaydanlık sürekli orada olduğu için o aslında tazeyken olduğu o sarı rengi koruyamaz, kızarır.Büyüdüğüm zamanlarda içtiğim o sarı ıhlamuru yıllarca begenmeyerek içtim :))) Yine de kırmızı ıhlamurdur favorim benim.
  Sobalı evde büyümüşseniz , bu , aynı zamanda , ailenin diğer fertlerinin neşesini , üzüntüsünü , planlarını duyma şansı da verir size...Kendi odanız zaten ya hiç yoktur , ya da,  o size sadece ( en azından kışın ) yatak odasıdır.Derslerinizi yine kardeşlerinizle aynı odada yaptığınızdan , üst sınıfta okuyan kardeşlerin ders konuları da öğrenilir, küçük sınıflarda okuyan kardeşinizin konuyu anlayamamasıyla ilgili yardımlaşmayı da ekler size, sizin hayatınıza...Bunlar aslında büyütür sizi...
   Sobalı ev, aynı zamanda , yaşınız en az benim kadarsa, radyonun çalındığı oda ve 'ajans' dinlemek demektir.Farkındasınızdır, ülkenizde neler olup bitiyor, ya da oldu-bittiye getiriliyor.Yaşınız daha genç ise, televizyon odası demektir şimdilerde...Yani annenizin dizisi , sizin de diziniz sayılır :)))
   Peki ya maşa ??
Maşa, sadece size kızıldığında, ' maşayı görüyor musun maşayı ? ' şeklindeki yalancıktan tehdit unsuru değildir:))) Maşa , bazen kahvaltıda , üzerine sucuk koyup miss gibi ziyafet çekme aracınızdır.Bazen de soba üzerinde kızarmış ekmek yapma...Peki ya küle patates gömme ?Kumpir oldu adı pehh. Peki ya , yemeğin sıcak kalması için sobanın altına sürülmesi ? :))) Gaggenau ,ısı koruyan fırın yapmış heyhat:)) O başkaaa bu başka:)
   Hedik nedir bilir sobalı evde büyümüşse çocuk.Hani mısır ( ya da buğday ) soba üzerinde usul usul pişer de kaselere koyulup yenir.
     Çok şey anlatılabilir, çok çok fazla örnek verilebilir soba üzerine.Şeklinden tutun da , odun , kömür , gaz sobası oluşu bile, başlı başına konu malzemesi yapılabilir.Gaz sobası, bana, misafir odası çağrışımı yaptı birden mesela.Başka odalarda yanan sobalar , başka bir durumun habercisidir mesela.Sessizce ders çalışacaksanız başka oda, misafir gelecekse başka oda demektir bu mesela.Gibi gibi:)
     Banyo sobası bile var düşünün :))) Daha çıkmadan saçlarınızın kuruduğu...
Sadece sobalı evde büyüyen çocuklar bilir tüm bunları.Ve ne mutlu onlara ki , şimdilerde kendi odalarına , neredeyse bilgisayarları ile hapsolmuş çocuklara göre, aslında  onlar, soba ile sadece büyümemiş, bir yuva sıcaklığını, kemiklerinin taa içine kadar çekmiş çocuklardır.Mutlu çocuklardır onlar...Şimdi, bazıları anne, bazıları baba:)))))
                                                                                                                   FulyaK.
                                                                                                     

2 yorum:

  1. Canım Fulya,yazını okurken,sobanın sıcaklığını ta içimde duydum.Yazdıkların bir bir canlandı gözümde.Alt kat sobasının bacasına dayadığım sırtım,önümde ders kitabım,sabah sınav hazırlığı....
    Sıcacık yaz,hep yaz sen.

    YanıtlaSil
  2. wauuwwwww. Sabah saat 04:00 de demlenen çaylara ne demeli. Allah rahmet eylesin

    YanıtlaSil