3 Kasım 2011 Perşembe

Yardımda Yar Olmak , Işe Yaramak

 Pek de iç açıcı olmayan mesele işte... Deprem. Biz, bu hat üzerinde olduğumuza göre , yapılacak tek önlem , yine insana dayalı önlemler . Ders aldık mı konusuna bile girememek çok acı . Benim asıl etkilendiğim kısım , bu kez, ülkenin, her yanına dağılmış duyarlı harekete geçme çabukluğu oldu. Bunda teknoloji önemli rol oynadı . Özellikle de internet . Sınavı geçti bu bakımdan. Facebook gibi , çok kadın işi , lay lay lom haller gördüğümden ,hesabımın olmadığı bu kullanımdan söz etmiyorum. Nemenem bir şey bu , ne işe yarıyor ki , dediğim '' Twitter '' çoktandır ilgimi çekiyordu. Bu son deprem olayından sonra , twitter bazlı yardım ve yönlendirmelerin , deprem bölgesine acil yardımlar konusunda şirketleri harekete geçirmekte çok önemli bir yeri olduğunu gördüm . Ve hemen bir hesap açtım. '
  '' Su şirketleri uyuyor musunuz , kamyon kamyon su ihtiyacı var ''
  '' Heeey , kargo şirketleri , ne duruyorsunuz , şimdi ücretsiz taşıma zamanı ...!''
  '' Acil battaniye gerek şimdi oraya , haydi firmalar harekete geçin''  gibi yüzlercesini  yazabileceğim yönlendirmeler, gerçekten çok etkili oldu , iyi bir sınavdan geçildi ve başarılı da olundu. Yazılı ve sözlü basına da yansıyan bu durum, tabii ki , insanların , bizlerin de, yollayabileceklerimizi evlerden toplama ve bir şekilde gönderme eğilimini artırdı.
   Eksik bir yanımız olduğunu gördüm bu kez ama. Yolladıklarımız... Yollamak istediklerimiz...
   Anladım ki , bu konuda da dörtlü denetim gerekiyormuş.Aynen Rotary nin dörtlü özdenetimi gibi...
Yardım için gönderilen ve gönderilmesi düşünülen şeylerden bahsediyorum evet.
YOLLADIKLARIMIZ , YOLLAMAK ISTEDIKLERIMIZ ;
Gerçeğe uygun mu ?
İlgililerin ihtiyaçlarını karşılayacak mı ?
İlgililer için gerekli mi?
İlgililerin hayrına mı ?
  Evet , maalesef sınıfta kaldığımız konu bu oldu ... Bazıları ayıp derecesinde yollananların. Çöpe atılacak eşyaları , deyim yerindeyse ''evden çıkarma aracı'' olarak gördü bazıları, ne yazık ki . Kırmızı topuklu ayakkabılar , çamaşır makinesinde küçülmüş , keçeleşmiş kazaklar , gece kıyafetleri , abiye çantalar ... Hatta ben kendi gözlerimle gördüm , plastik ekmek sepeti bile vardı . Ekmek beklerken bazıları ... Sanıyorum bu işi , hevesleri gitsin bunu da yollayalım edasıyla yaptıklarından , akıllarına bile gelmemişti ne utanç verici bir iş yaptıkları . Ben çok utandım. Bu kişilere söylenmesi gereken tek şey şu ;
Bu depremde magdur siz olsaydınız , ve size ' o şey ! ' gönderilmiş olsaydı ne yapardınız ?
  Yardımların sessiz sedasız , incitmeden , ve hatta belli etmeden yapılması öğretilmiş bir geleneğin evlatlarıyız biz . Ne oldu bize ?   :(

2 yorum:

  1. saçma sapan yardımların kasıtlı yapıldığını düşünüyorum, insan olan bir depremzedenin kırmızı topuklu ayakkabıdan önce battaniyeye ihtiyacı olduğunu bilir.
    kar geldi, kış geldi, depremzedeler hala barınma sıkıntısı yaşıyor, delik çadırlarda, yazlık çadırlarda kalıyor. herkesten önce hükümet sınıfta kaldı.

    YanıtlaSil
  2. Çok haklısın papagangibi, kasıt denmese de , evden çul çaput atma olayı olarak görenler var.Hükümet sınıfta kaldı maalesef :( Fulyakası

    YanıtlaSil