24 Kasım 2011 Perşembe

AŞK İLE ÖĞRETENLERE

  Yıllar sonra karşılaştığım , fakültede öğrencim olan Meltem aradı sabah... Öğretmenler Günümü kutluyordu cıvıl cıvıl bir arka plan sesleri eşliğinde... Nerede olduğunu sordum hissedip . Okulda , ders arasında olduğunu söyledi. Koşuşan öğrencilerinin sesleri , hayal gücümle de birleşti . Ben de O'nun bu özel gününü kutladım ve düşündüm.
   Düşündüm hayatıma imza atmış kişileri... Çok ilginç ki , bazıları öğretmen değildi aklıma hemen geliverenler. Babaannem vardı , anneannem vardı liste başında. Ne çok şey katmışlar hayatıma bilgelikleriyle meğer. Dayım sonra , babavari tatlar aldığım bulduğum kendinde. Allah nur içinde uyutsun . İlkokulumdaki görevli amca geldi gözümün önüne. Zayıf olduğumdan mıdır nedir , bardağıma sütü ( aslında süt tozunu ) biraz torpilli koydugunu hatırladım , sevdigimi hatırladım sonra kendisini. Ve öğretmenimi ... Aslında teyzem olan ama bunu ne sınıfta ne ders arasında hissettirmeyen bana , sadece öğretmen kimliğiyle okula şablonlanmış , ama gerçekten anne kadar anne bana ...
   Emin amca geldi resmi geçit düzeninde gözümün önüne sonra. Kitapçı dükkanı vardı ve düzenli olarak öykü , roman ne varsa yeni gelenleri gösterirdi her gittigimde . Okuma alışkanlıgını kazandırmış , beslemiş aslında beni. Bir de her akşam koltuguna sıkıştırdığı Cumhuriyet gazetesini hatırladım , evimizin önünden ağır ağır geçişini... Aynı mahallede otururduk , ailece bir duruş sahibi olduklarından hepsini çok severdim.
   Hayatıma , yüreğime imza atmış kişilerdi hepsi. Ahh , bir de Akşit hocam fakültede. Akşit Göktürk hocam. Keşke yaşasaydı dediklerimizden biri . Ve o meşhur ' Ada' kitabı. Fakülteyi kazandığımızda , kendimizi bir şey sandığımız o zamanlarda işte , ilk dersimize  girişi ve yaptığı muhteşem konuşması , ayaklarımızın yere basmasını sağlamıştı.
   Sonra kendimi düşündüm. Öğrencilerimin beni ne kadar çok sevdiğini... Ben de onları çok seviyorum diye midir bu , sanmam. Seviyordum evet , ama , değer de veriyordum her birine. Minik ders aralarında insan yanlarımızla da birbirimizi görebiliyorduk , sanırım bu daha agır basıyordu sevgilerinde. İlk derslerine girdiğimde şunu yapıyordum hep. Bana, sadece isimlerini ve bu ismi onlara kimin , neden verdiğinin öyküsünü anlatmalarını istiyordum . Ne mi oluyordu ?
Bir hafta sonraki ilk ders hepsine ismiyle seslenebiliyordum . Nasıl unuturdum , şu tatlı kız , ismi Ebru . Annesi daha evlenmeden ' kızım olursa ismini Ebru koyacagım ' diye vermiş ona o adı . Hepsini sevgimle kucaklıyorum , onlar bunu hissetsin istiyorum. Hayatımıza giren , bize bir şeyleri öğreten , aşk ile öğreten , ÖĞRETMEN olan ya da olmayan tüm herkesi sevgimle kucakladığım gibi... Lisedeki tüm öğretmenlerimi de Adnan Tosyalı hocam eşliğinde selamlıyorum ... FulYakasi

6 yorum:

  1. Fulyacığım,herzamanki duyarlılığınla yazmışsın yine.Ben de seni kutlarım öğretmenim

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Değer , hayatımda imzası olan en degerli kişilerden biri olarak seni de kocaman öpüyorum , tesekkur ediyorum . Fulyakası

    YanıtlaSil
  3. Matufol vardı. Naim amca. Ezine cicianne. Fiiliklilerden Gülay. :)))
    Kutlu olsun.

    YanıtlaSil
  4. Öğrenmeye devam ediyoruz sizinle öğretmenim. =)

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler,elinize aklınıza sağlık.
    güzel konulara değiniyorsunuz.
    kemalettin

    YanıtlaSil
  6. Matıfolu nasıl unutursun teyzoşum. Ahhh pamuk ninem ahhh. Onu düşündüğümde gözümün önünde sedirde oturan hali gelir. Engel olamam yüzüme yayılan tebessüme. İyi ki var hayatımızda böyle güzel imzalar.
    Sinem BUDAK

    YanıtlaSil