6 Ekim 2011 Perşembe

ROBE DE CHAMBRE

     Ben o neslin sonuna yetistim.Hani evlenirken kız tarafının damat adayına Ropdöşambr aldıgı neslin...O alışveriş hala yapılıyor mu bilmiyorum ama, bildiğim şu. Kullanılmayacagı bilinse de Robdöşambr alınıyordu...Yalan yapıldak söylense de.E zor söylenmesi tabii , bi kere kelime senin degil.Almışsın elin adamının kelimesini doğru söylenmesi de zor mübareğin, örneklemicem bile:) Dersin ki adam evlenince Murat Soydan misali pencere kenarında puro içecek, fabrikasını evden yönetecek. Nanaaay yani :) Ha bu arada , bu nesil aynı zamanda yazlık sinemaların da çok revaçta olduğu döneme denk gelir.Ben yine bunun sonuna yetiştim ama olsun ucundan yakalamışım ya dügünümde niye bilmem kamera eve çağırılmış , ondan mıdır nedir , kendimi Hulya Koçyigitvari haller yapmaya ayarlamışım gibi:) Çocuklar izlerken yerlere yatınca anladım ben de bunu zaten '' Anne bu neeee, bu ne haller hareketler '' diyorlar , bakıyorum cidden öyle:) Sanki lüle lüle saçlarım varmış gibi , önüme geliyorlarmış da ben parmaklarımla itiyorum peeh.
    Neyse konum bu degil aslında.Konu Türkçeye yabancı dillerden geçmiş kelimelerle hasbehal oluşumuz.Fransızca bunların başında geliyordu eskiden , şimdilerde yerini Ingilizceye bıraktı.Ben kaldıgım yerden Robe de chambre den başlayayım yine de.Rob , elbise anlamına gelir , chambre de oda demek , al sana ev kıyafeti işte.E tamam da , adam bunu evde giyecek mi , mesele bu.Şeyy, söylemesi ayıp ama babaların çizgili pijama giydigi dönemler, hatırlatırım, eşofman ( heh bu da bizim degil ) daha icat edilmemiş.Olsun, hastayken , evdeyken filan denir alınırdı, e giyilmiyor ama , dolabın dip köşesinde asılı , var ya , ona bak:)
     O nesil kızların çeyizinde mutlaka şömentabla denen , kah masa üstüne kah büyük sehpaya örtülen ve genellikle de dantel olan bir örtü vardı.Benim de var , kendimden biliyorum.Ben söyleyebiliyorum da , örenler bi eski nesil oldugundan , ' Ne örüyorsun Ayşe teyzecigim?' e verilen cevap şapturu şupturu bişeydi:))) E zor söylemesi napsındı? Ya ' port' la başlayan kelimelere ne demeli? Port , tasımak anlamına gelen bir kelimedir ve Portmanto ile girer bizim dile...Başkaları gelir ardından ...Portbebe denen , o dünyanın en kötü bebek tasıma şeyi:)) Şeyi diyorum ama gerçekten şeyi, pakedi desen olmaz , çantası desen ıhh, şeyi işte.E bunlar bizim dile girince şunlar duyulur oldu;
-Kızım şunları FFortmantoya as
-Yeni bi FFortmanto aldık
-Fortbebeye koy çocugu:)
 Kısacası fortlaştı hepsi.
      Şimdilerde de Ingilizce aynı şekilde Türkçe ile harman dalı oynuyor.Ne kadar çok Ingilizce kelime, o kadar çok afi gibi . Ajda bile terk etti bunu, ama çoğu bunu havalı ya da en azından eğitimli olma edalarıyla yapıyor.Yapıyor da yalan yanlış:)))
Şunu bile duydum , gülün gülün siz ;
'Oooo siz bu işin compensanı olmuşsunuz, bravo vallahi' (mide hastası belli , asabi)
Ne olmuş ne:) competanı ya ne olacak.Ne var, dili sürçmüş işte, e dil senin degil ,sürçmemesi elde değil :)Ingilizce konuşsa var ya, aklına gelir de hani dilinin ucuna hatta, bulamazsın o kelimeyi ''competent'' işte o.
   Aslında sözcük dağarcığımız o kadar geniş ki Ingilizce kelime bakımından, bakmayın '' Ben konuşucam ama kelime haznem az '' diyenlere.Anadilimizde yarısı zaten , e diger yarısı da ortaokulda bizi Ingilizceden sogutan öğretmenden kalma.Ne kaldı geriye , harman :) Nerede harmanlanacak bu? Köşeden bir Ingiliz karşımıza çıksa da '' Where is the Post Office ? '' dese napıcazz durumumuz da yok.''The Post Office isssss in front of the Hospital'' ezberimizde aslında da pis Ingiliz gelip de sormuyor ki bunu :)) Hem zaten hatırlamıyorsak bile bunun bi damlacık önemi yok, biz naparız, düş önüme hareketi yapıp arkadaşı Postaneye götürürüz:)) Türk'üz, doğruyuz, çalışkanız dimi ama ...

1 yorum:

  1. Ben ve annem Mecidiyeye gidiyoruz.Bursa Pazarından nişanlıma , don, atlet, traş takımı,parfüm :))...ve de robe de chamber( sayende doğru yazılışını öğrendim , haytret ki hiç sorgulamamışım ve de yazma gereği duymamışım) alıyoruz.Evet 28 sene önceye bir seyahat ettirdin ve yine "ilahi Fulya" dedirtin :))))sen ne tatlı bir insansın ... yeni yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil